İZODER MAKALE

Vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenli yapılarda yaşaması en doğal haklarıdır. Bu nedenle yapıların sağlıklı ve güvenli olarak yapılmasını sağlamak ve denetlemek devletin asli görevlerinden biridir. Uzun yıllar gözardı edilmiş olan bu gerçeği ancak yaşanan büyük felaketler ve yıkımlardan sonra görebildik.

 

Güvenli yapıların oluşması için 2001 yılında 4708 sayılı Yapı Denetim Yasası birçok eksikliklerine rağmen acele olarak çıkarılmıştır. Bu yasada taşıyıcı sistemin denetimi esas alınmıştır. Ancak uygulamada, yapılarda kullanılan tüm malzemelerin denetlenmesinin zorunlu olduğu görülmüştür. Bu nedenle 2007 yılında dolaşımdaki tüm inşaat malzemelerinin denetimi için bir yönetmelik çıkarılmış ayrıca eski yapılarda da yalıtım zorunlu hale getirilmiştir.

 

Ülkemizin sınırlı imkanlarıyla üretilen veya dışarıdan satın alınan enerji ham maddesinin yalıtımsız yapılar nedeniyle heba edilmesinin önüne geçmek adına denetimin olmazsa olmaz olduğu açıkça görülmüştür.

 

Ancak 2007 yılından sonra inşaatlarda su ve ısı yalıtımı (malzeme + uygulama) denetimi başlatılabildi.

Denetimlerde demir, beton gibi binaların güvenliğini doğrudan sağlayan temel inşaat malzemeleri gibi yalıtım malzemelerinde de vasıfsız ve yetersiz standart dışı malzemeler üretilmekte olduğu ve özellikle eski yapılarda kullanılmakta oldukları görüldü.

 

Ülkemizde yalıtım malzemeleri Avrupa Birliği standardında (CE) belgeli olarak kullanılması zorunlu olmasına rağmen daha çok standart dışı merdiven altı denilen üretim piyasada kullanılmakta ve denetlenmemekteydi.

Bu konuda YDK Birliği olarak bakanlıkla yapı malzemeleri genel müdürlüğü ile değişik illerde yapılan toplantılarda yapı denetim firmaları ve denetçiler uyarılarak şartnamelere uygun olmayan malzemelerin kullanılmasının getireceği sorunlar yapılan toplantılarda anlatışmış ve firmaların dikkate alması istenmiştir. Ancak bugünlere gelindiği zaman malzemede uygulanan kontrol ruhsatlı ve yapı denetimli binalarda büyük ölçüde sağlanmış olmasına rağmen, bugün bile %100 denetlenebildiği söylenemez.

 

Yalıtım tam ve doğru yapılamadığı sürece binaların özellikle korozyona karşı korunması mümkün olmayacağından binaların ömrünü kısaltır, dayanıklılığı ve güvenliği tehlikeye girer. Yalıtımdan beklenen fayda sağlanamaz ve harcamalar da boşa gitmiş olur. Bunu önlemenin yolu malzemeyi ve uygulamayı tam olarak denetlemektir. Ancak bugünkü denetim sisteminde tam ve eksiksiz denetimin yapılması olanaksızdır çünkü bağımsız bir denetim sistemi kurulamamıştır.

 

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği olarak yıllardır bunun mücadelesinin vermekteyiz. Birçok konuda gelişme sağlanmış yasadan doğan eksikliklerin bir kısmının giderilmiş olmasına rağmen işverenden veya müteahhitten bağımsız bir denetim sistemi kurulamamıştır. Bağımsız denetim olmaması halinde doğacak sorunların bedeli çok ağır olmaktadır. Benzer uygulama hatası Soma’da gerçekleşen maden kazasında görülmüştür. Sonuçta yaşanan faciadan sonra maden işletmelerinde bağımsız denetim sistemi getirilmiştir. Halbuki ülkemizde inşaat sektöründe görülen iş kazaları ve kayıplar madencilikten çok daha fazladır. Ancak inşaat sektöründeki rant hesapları ve müteahhitlerin genel olarak denetime karşı olan tutumları nedeniyle inşaat sektöründe bağımsız denetim sistemi kurulamamıştır.

 

Bu yapı malzemelerinde tam kontrol yapılamadığından sanayicilerin de tüketiciler kadar mağdur olduğunu düşünüyoruz.

 

Biz Yapı Denetim Kuruluşları Birliği olarak bu konuda görüş ve taleplerimizi her ortamda dile getirip nihai ve ideal çözümün gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ancak bağımsız denetim sisteminin kurulması ile olacağını resmi ve özel görüşmelerimizde yetkili makamlara iletip düzeltilmesi yönünde taleplerimizi yineliyoruz.

 

Önemli olan bir diğer konu eski yapılarda kontrolsüz olarak yapılmakta olan dış yalıtımların basit bir ruhsata bağlanıp denetime tabi olması gerektiğini düşünüyoruz. Zaten kentsel dönüşüm kapsamında yıkılması gereken binaların bile yakıtım adı altında cephesi yenilenerek adeta makyaj yapılmakta güçlendirilmiş, yenilenmiş gibi takdim edilerek satılmakta veya kiraya verilerek halkın yanıltılmasına neden olmaktadır. Benzer uygulama yapılan ve Van depreminde yıkılan Bayram Oteli unutulmamalıdır.

 

Bu konuda, sistemin düzeltilmesi adına yapılacak çalışmaların da bu meslekten olan sivil toplum kuruluşları olarak İzoder ve Yapı Denetim Kuruluşları Birliği’nin ülkemizin bütün bölgelerinde ortak bir dayanışma içinde olması gerektiğini düşünüyoruz.

 

Derginizde bu konudaki görüşlerimize yer verdiğiniz için teşekkür ederiz. Meslekte faaliyet gösteren sizin ve bizim üyelerimize ve çalışanlarına daha fazla eğitim verilmesi gerektiğini düşünüyor, başarılar diliyoruz.

 

 

Please reload

Son Eklenenler

July 15, 2016

Please reload

Arşiv
Please reload

(0212) 552 94 55

  • LinkedIn - Black Circle
  • Google+ - Black Circle
  • YouTube - Black Circle

© iDEAL YAPI DENETİM