Kentsel Dönüşüm & Yapı Denetim

Kentsel Dönüşüm ancak bağımsız bir yapı denetim sistemiyle tamamlanabilir

 

Geç de olsa çıkarılmış olan 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm yasası ülkemizdeki çarpık yapılaşmanın bitirilmesi yönünde atılmış en önemli adımdır. Bu yasayı tam olarak uygulayabilmemiz halinde ülkemizde 50 yıldır oluşan sağlıksız ve güvenli olmayan yapıları yaşanabilir modern sağlıklı ve güvenli yapılara dönüştürebiliriz. Deprem, sel, heyelan gibi doğal afetlerden korkmadan maddi manevi kayıplara uğramadan huzurlu ve güvenilir bir yaşam ortamı sağlayabiliriz.

 

Ancak geçen yıllarda görüldüğü üzere öncelikle beklenen dönüşüm yerine ranta dönük yapılaşma öne çıkmaktadır. Müdahale edilmesi gereken gece kondulardan dönüşen binaların oluşturduğu bölgelerdeki yapı stokları halen olduğu gibi beklenmekte ve dolu dolu kullanılmaktadır. buralarda yaşayan insanlarımızın adeta kaderlerine razı olmaları beklenmektedir. Yapılması gereken finans desteği yanında uygun planlama ve imar desteği sağlanmalıdır. Aksi halde bu acil yenilenmesi gereken yapılar haricinde rantı yüksek bölgelere yönelmekte kentsel dönüşüm yasasının amacını saptırmaktadır. En azından yeterli imar şartları verilemeyen bölgelerde binaların güçlendirilmesi desteklenmeli ve zorunlu kılınmalıdır. Aksi halde içinde yaşayanlara taşınabilecekleri mekanlar sunulup binalar boşaltılmalı ve yıktırılmalıdır.

 

6306 sayılı kentsel dönüşüm yasası çerçevesinde gelinen noktada 2015 yılı sonu itibariyle 93 bin binada riskli yapı tespiti yapılmış risk tespiti yapılan binalardan 13 bin kadarı yıkılmıştır. Bu projeler için son 3 yılda 2 milyar kadar finansman desteği sağlanmıştır. 48 ilde 179 riskli alan ilan edilmiş bu alanlar 1.200.000 kişiyi doğrudan ilgilendirmektedir ayrıca incelemeler devam etmektedir.

 

Planlanan, şehrin tarihi dokusunu, yeşil alanları ve geleneklerimizden gelen dayanışmanın bozulmaması için mahalle kültürünün dahi korunması gerektiğini düşünüyoruz ancak görüyoruz ki mahalleler ortadan kaldırılıp akıllı binalar adı altında şehir merkezlerinde yüksek yapılar oluşturulmakta merkezlerde yoğunluk arttırılarak alt yapılar yetersiz kaldığından trafik gibi yeni sorunlar oluşturulmaktadır. Özellikle büyük şehirlerde göçler nedeniyle oluşan gece kondulardan dönüşen apartman tarzı yapıların yenilenmesi için öncelikle şehirlerde sağlıklı ve güvenli yaşamı sağlayacak master planlarının yapılması gerekmektedir. Bu yeni yapılaşma tümüyle yapı denetim kapsamına alınmalıdır. Aksi halde emekler ve milli servet boşa gider, yirmi otuz yıl içerisinde yeniden yıkılıp yapılmak zorunda kalınabilir.

 

Kentsel dönüşüm ve tüm yeni yapılaşmanın önemli bir ayağı yapı denetimdir. Ülkemizde 2011 yılında 4708 sayılı yapı denetim yasası bütün eksikliklerine rağmen yapılan araştırmalara göre yeni yapıların eski yapılara göre 3 kat daha güvenilir hale geldiği tespit edilmiştir. İlaveten yeni yapılarda kaçak olarak yapılan büyütmeler ve en önemlisi ülkemizin bir imar kabusu olan kaçak katlar neredeyse tamamen bitirilmiştir. 2015 yılı sonu itibariyle ülke genelinde yaklaşık 440 milyon m2 sadece İstanbul’da bugün itibariyle 150 milyon m2 yapı denetlenmiştir. Denetlenen bu yapılarda deprem olsun veya olmasın hiçbir hasar görülmemiştir. Bunlara rağmen yapı denetim yasasında beklenen tam başarı sağlanamıştır. Yasadan gelen eksiklerin bir kısmı yönetmelik ve genelgelerle giderilmesine rağmen temel sorun olan bağımsız denetim sistemi kurulamamış olmasıdır. Halen denetleyen adeta kendi işverenini denetlemektedir. İşini ve parasını aldığı kişiyi nereye kadar denetleyebilir. Bu sorun acele olarak ele alınıp bağımsız bir denetim sistemi oluşturulmalıdır. Bunun için gerekiyorsa sivil toplum kuruluşları, akademik kariyeri olan üyelerin ve bakanlık temsilcilerinin de katılımıyla bir üst kurul oluşturarak bu kurulun doğal afetlere karşı şehir planlamaları dahil denetimi elektronik ortamda firmaların başarı puanlarına göre dağıtılabilmelidir.

 

Ancak bunun gibi veya benzer yöntemlerle bağımsız bir denetim sistemi oluşturulabilir ise denetimde kullanılacak inşaat malzemeleri ve iş güvenliği denetimlerini de kapsayan

% 100’e yakın bir başarı sağlanabilir. aksi halde bugün yapılan inşaatlar dahi tamamının güvenli olduğu söylenemez. Soma’da görüldüğü gibi denetlenip mükemmel raporu olmasına rağmen karşılaşılan sonuç ülkemiz için utanç vericidir. Benzer büyük bir olay 1999 depreminde inşaat sektöründe yaşadık Birçok konuda gelişmiş ülkelerle rekabet edebilmemize rağmen doğal afetlerde bu kadar can kaybı vermek ancak Asya ve Afrika’nın en geri kalmış ülkelerinde görülebilir. Ülkemizin bilgi birikimi ve eğitim düzeyi ile 100 bin kadar inşaat mühendisi, mimar olan toplumumuzda bu sorunlar çok önceden aşılıp bu güne kadar huzurlu ve güvenli bir yaşam ortamı oluşturmuş olmamız gerekirdi.

 

Ancak en azından 1999 depreminden bu yana geçen 16 yılı yeterince iyi değerlendiremediğimizi düşünüyoruz.

 

Sonuç olarak geleceğe en kısa zamanda hazırlanarak huzurlu ve güvenli bir yapılaşmanın ülkemizin tamamında sağlanmasını ümit ederiz.

 

 

İnşaat Yük. Mühendisi

Tekin Saraçoğlu

 

Please reload

Son Eklenenler

July 15, 2016

Please reload

Arşiv
Please reload

(0212) 552 94 55

  • LinkedIn - Black Circle
  • Google+ - Black Circle
  • YouTube - Black Circle

© iDEAL YAPI DENETİM