Yalıtım ve Yapı Denetim

January 1, 2015

Yalıtım ve Yapı Denetim

 

Yalıtım sektörü ve enerji verimliliği kavramlarının dünyada önem kazanması ile birlikte sürekli büyüme gösteren bir sektör ciddi bir sanayi oluşmuştur. Ülkemizde geç de olsa şartnamelere giren ve enerji verimliliği raporları ile zorunlu hale gelen binaların yalıtımı süratle gelişerek yayılmakta, buna paralel olarak yalıtım malzemeleri sanayisi ve teknolojisi gelişme sağlamaktadır.

 

Türkiye’de yalıtım sanayi AB uyum yasaları kapsamında Avrupa standartlarını neredeyse yakalamış yalıtım malzemelerinde CE belgesi almışlardır, çevre kirliliği konusunda artan duyarlılık ve bilinç ile su ve ısı yalıtımına duyulan ihtiyaç ve verilen önem her geçen gün artmaktadır. Bu nedenle su ve ısı yalıtımın olmazsa olmaz olduğu görülmüştür.

 

Sanayi bakımından standartların yakalanmış olmasına rağmen yalıtım uygulamalarında ülkemiz halen Avrupa ülkelerine kıyasla çok geride olup ülkemizin gelişmiş ülkelere göre enerji üretimi sınırlı olmasına rağmen gereksiz enerji kayıplarımız çok daha fazladır.

 

Enerji açığı bulunan ülkemizde bu ters orantılı büyüyen enerji açığımızın süratle kapatılmasının gerekliliği açıktır. Aşırı yakıt tüketimi ve enerji açığına rağmen yalıtıma önem verilmemesi çarpık ve bilinçsiz yapılaşmanın ürünü, değiştirilmesi gereken bir anlayıştır.

 

Yalıtım konusunda eğitim veren üniversiteler, İzoder ve Bitüder gibi gibi kuruluşların artması nitelikli işgücünü arttıracağı gibi sektörde kaliteyi de arttıracaktır. Isı yalıtımın eski yapılardada yapılması zorunludur. Fakat eski yapıların öncelikle güvenliği sağlanmalı daha sonra yalıtımı yapılmalıdır diye düşünüyoruz.

 

Yeni yapılarda zorunlu hale gelen yalıtımda kullanılan malzemeler de kalite ve uygulamanın denetim altında yapılması sağlanırken mevcut eski yapılarda kontrolsüz ve denetimsiz biçimde uygulama yapılmaktadır.

 

Eski yapılarda yalıtım uygulamadan önce statik açıdan güvenli olup olmadığının araştırması yapılmalıdır. Güvenli görülmezse önce güçlendirme yoluna gidilip daha sonra yalıtım yapılmalıdır. Aksi halde binaların yalıtımla gizlenmiş iç ve dış cepheleri binaların gerçek yüzünü gizlemektedir. İnsanlarımızın yanıltılarak, Van’da çöken Bayram oteli gibi yeni binaların ortaya çıkmasını ve yaşanılacak bir büyük depremde felaketin büyümesine sebep olacaktır.

 

Ancak bu şekilde eski yapılarında yalıtımdan önce güvenliği de sağlanabilir ve kullanılacak yalıtım malzemelerinin standartlara uygunluğu tespit edilerek her sektörde olduğu gibi bu sektördede merdiven altı üretimlerin kullanılması önlenebilir. Ayrıca ülkemizdeki iklim ve zemin şartları göz önüne alındığında projelendirerek yalıtım yaptırılması gerekli ve zorunlu olmalıdır.

 

Ülkelerin enerji verimliliğine verdikleri önem gelişmişlik düzeyleri ile doğru orantılıdır. Yalıtıma verilen önem ve yalıtımlı binaların artışı ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacak çevre kirliliğini azaltacaktır. Yalıtımın tam ve doğru Yalıtım yapılması esastır aksi halde emek ve masraflar boşa gider. Gereksiz kayığlara uğranır ve teknolojik olarak da gelişme sağlanamaz.

 

Tam ve doğru yalıtım yapılması doğrudan iyi bir denetimle mümkündür. Bu noktada yapı denetim kuruluşlarına görev ve mesuliyetler düşmektedir. Hepimiz bunun bilincinde olmamıza rağmen görülen o ki son elli yılda yalıtım konusu genellikle gözardı edilmiştir. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin yalnız ısı ve su yalıtımındaki eksikler sebebiyle uğradığı kayıp artık ölçülemeyecek kadar büyüktür.

 

Değerli katılımcılar yapı denetim yasası 81 ilde uygulanırken bu yılın ocak ayındaki verilere göre denetimden geçen inşaat alanı ülke genelinde 450 milyon m2 sadece İstanbul’da 130 milyon m2 ’dir. Bu süreçte yapı malzemelerinde denetim 1 Ocak 2007’de yürürlüğe giren yönetmelikle denetim zorunlu hale gelmiştir. Bu tarihten itibaren yalıtım dahil tüm malzemelerin denetimi başlamıştır. Ancak bu kadar yapılaşmada yalıtımın tam olarak teknik şartnameye uygun olup olmadığından emin olamıyoruz.

 

Yeni yapılarda yalıtımın doğru şekilde uygulandığını kabul etsek bile eski yapılarda çoğunlukla hiçbir yalıtım olmadan ve korozyon sebebiyle çürüyerek enerji sarfiyatı devam etmektedir.

 

Enerji sağlamak adına sadece geri kalmış ülkelerde görülen büyük iş kazaları nedeniyle çok sayıda işçimiz hayatını kaybetmektedir. Bu kadar ağır bir bedel ödeyerek sağlanan enerjinin korunması hepimizin vatandaşlık görevi, meslektaşlarımızın etik ve ahlaki görevidir. Bunun farkında olarak denetimlerle binaların güvenliğinin sağlanması sürdürülebilir olması için tam ve doğru bir yalıtımın yapılmasıyla binaların ömrünün uzatılması şarttır.

 

Ancak kendisini denetleyecek kişi ve kuruluşu doğrudan müteahhitin seçmesinin doğru olmadığını, bu şekilde tam bir denetim yapılamayacağını ve bağımsız denetimin gerektiğini biz her ortamda dile getirdik.

 

Hangi sektörde olursa olsun denetimsizliğin acı tabloları Gölcük, Düzce, Van depremlerinde açıkça görülmüştür. Benzer olarak maden kazası örneğinde de işveren tarafından seçilen ve ücreti işveren tarafından ödenen iş güvenliği uzmanlarına rağmen yaşanan facia, denetlenene bağlı olarak denetim yapılmasının zaafiyetini açıkça göstermiştir. Benzer uygulamaların inşaat sektöründede aynı sonuçlar doğuracağını göz ardı etmemek gerekir. Bu noktada tüketicilerle birlikte işini düzgün yapmaya çalışan sanayici ve yatırımcılarda haksız rekabet karşısında maddi manevi zararlara uğrayabilir.

 

 

İnşaat Yük. Mühendisi

Tekin Saraçoğlu

Please reload

Son Eklenenler

July 15, 2016

Please reload

Arşiv
Please reload

(0212) 552 94 55

  • LinkedIn - Black Circle
  • Google+ - Black Circle
  • YouTube - Black Circle

© iDEAL YAPI DENETİM